| You knocked me sideways |
| When you said that you were leaving. |
| It knocked me over |
| When you cried and told the truth. |
| And it left me speechless |
| The secrets you’ve been keeping |
| Kaldırıma yıkıldım |
| Beni terk edeceğini söylediğinde |
| Yıktın geçtin beni |
| Ağlayıp gerçeği söylediğinde |
| Dilim tutuldu |
| Sakladığın sırlar karşısında |
| You’re running now, cause someone’s chasing you |
| And you bought a ticket |
| But you don’t know where you’re going |
| And you won’t tell me |
| For fear I’ll follow suit |
| Kaçıyorsun şimdi, biri seni kovalıyor diye |
| Ve bir bilet aldın |
| Ama bilmiyorsun nereye gittini |
| Bana da söylemiyorsun |
| Seni takip ederim diye |
| And you’re tryin' to save me |
| From your past of bad decisions |
| But my decision’s always gonna be |
| To follow you (To follow you) |
| Ve beni kurtarmaya çalışıyorsun |
| Yanlış kararlarının geçmişinden |
| Ama benim kararlarım hep |
| Seni takip etmek olacak |
| Never gonna stop 'til the clock stops tickinNever gonna quit 'til my legs stop |
| kickinI will follow you and we' |
| ll both go missin' (Yeah) |
| No I’m never givin' up 'til my heart stops beatin |
| Durmayacağım asla saat artık çalışmayana kadar |
| Vazgeçmeyeceğim, bacaklarım beni taşıyana kadar |
| Seni takip edeceğim ve kaybolacağız ikimiz de |
| Hayır vazgeçmiyorum ta ki kalbim durana kadar |
| Never lettin' go 'til my lungs stop breathing |
| I will follow you and we’ll both go missin' (Yeah) |
| No I, And we don’t even know where we’re going |
| But I’m sitting with you and I’m glowing (Ooh) |
| Bırakmayacağım akciğerlerim çalışmayana kadar |
| Seni takip edeceğim ve kaybolacağız ikimiz de |
| Hayır, bilmiyoruz ikimiz de nereye gittiğimizi |
| Ama seninle burada oturuyorum ve parıldıyorum seninle |
| I woke up this morning |
| To a kiss just like a whisper |
| An empty suitcase |
| And I knew that you were gone |
| Bu sabah uyandım |
| Islığa benzer bir öpücüğe |
| Boş bir bavula |
| Ve biliyordum senin gittiğini |
| And you left the motel |
| When you’re headin' off of nowhere |
| But the lady on the door said |
| You haven’t left that long, long, No… |
| Moteli terk ettin |
| Nereye gittiğini bilmeden |
| Ama kapıdaki kadın dedi ki |
| Çok olmamış sen gideli |
| Never gonna stop 'til the clock stops tickinNever gonna quit 'til my legs stop |
| kickinI will follow you and we' |
| ll both go missin' (Yeah) |
| No I’m never givin' up 'til my heart stops beatin |
| Durmayacağım asla saat artık çalışmayana kadar |
| Vazgeçmeyeceğim, bacaklarım beni taşıyana kadar |
| Seni takip edeceğim ve kaybolacağız ikimiz de |
| Hayır vazgeçmiyorum ta ki kalbim durana kadar |
| Never lettin' go 'til my lungs stop breathing |
| I will follow you and we’ll both go missin' (Yeah) |
| No I, And we don’t even know where we’re going |
| But I’m sitting with you and I’m glowing (Ooh) |
| And we don’t even know where we’re going |
| But I’m feeling with you and I’m glowing (Ooh) |
| Bırakmayacağım akciğerlerim çalışmayana kadar |
| Seni takip edeceğim ve kaybolacağız ikimiz de |
| Hayır, bilmiyoruz ikimiz de nereye gittiğimizi |
| Ama seninle burada oturuyorum ve parıldıyorum seninle |
| I asked her why she’s runnin' away |
| Said she was born to live this way |
| Bad man’s gonna take her away, take her away, Yeah |
| I asked her why she’s runnin' away |
| Said she was born to live this way |
| I’ll never let a bad man take you away, take you away |
| So I’ll |
| Sordum ona neyden kaçtığını |
| O dedi ki ben böyle yaşamak için doğmuşum |
| Kötü adamlar alıp götürecek onu |
| Neden kaçtığını sordum ona |
| Dedi ki ben böyle yaşamak için doğmuşum |
| Kötü adamlar alıp götürecek onu |
| O yüzden ben de |
| Never gonna stop 'til the clock stops tickinNever gonna quit 'til my legs stop |
| kickinI will follow you and we' |
| ll both go missin' (Yeah) |
| No I’m never givin' up 'til my heart stops beatin |
| Durmayacağım asla saat artık çalışmayana kadar |
| Vazgeçmeyeceğim, bacaklarım beni taşıyana kadar |
| Seni takip edeceğim ve kaybolacağız ikimiz de |
| Hayır vazgeçmiyorum ta ki kalbim durana kadar |
| Never lettin' go 'til my lungs stop breathing |
| I will follow you and we’ll both go missin' (Yeah) |
| No I, And we don’t even know where we’re going |
| But I’m sitting with you and I’m glowing (Ooh) |
| And we don’t even know where we’re going |
| But I’m feeling with you and I’m glowing (Ooh) |
| Bırakmayacağım akciğerlerim çalışmayana kadar |
| Seni takip edeceğim ve kaybolacağız ikimiz de |
| Hayır, bilmiyoruz ikimiz de nereye gittiğimizi |
| Ama seninle burada oturuyorum ve parıldıyorum seninle |
| And we drove all night with all we got |
| We have everything we own in a cardboard box |
| And we drove all night with all we got |
| We got everything we own in a cardboard box |
| And we drove all night with all we got |
| We have everything we own in a cardboard box |
| Elimizde ne varsa, gece boyunca yol alırız |
| Bir karton kutuda neyimiz varsa |
| Elimizde olan her şeyle gece boyunca yol alırız |
| Bir karton kutuda neyimiz varsa |
| Glowing Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |