| Gönlüne düşmeden bir damla ateş
| Una goccia di fuoco senza cadere nel tuo cuore
|
| Gönlüne düşmeden bir damla ateş
| Una goccia di fuoco senza cadere nel tuo cuore
|
| Kahredip kendini üzme arkadaş
| Non arrabbiarti, amico.
|
| Aşk acı şaraptır kadehi dudaktır içersen ızdıraptır
| L'amore è vino amaro, il bicchiere sono labbra, se lo bevi è sofferenza
|
| Gözyaşın silinmez kıymetin bilinmez sonu bir ayrılıktır of
| La fine indelebile delle lacrime, indelebile, è una separazione.
|
| Gözyaşın silinmez kıymetin bilinmez sonu bir ayrılıktır
| La fine indelebile delle lacrime, indelebile, è una separazione.
|
| Başında eserse bir deli rüzgar
| Se un vento impazzito soffia sulla tua testa
|
| Başında eserse bir deli rüzgar
| Se un vento impazzito soffia sulla tua testa
|
| Gezersin sonunda hep diyar diyar
| Alla fine viaggi sempre da terra a terra
|
| Aşk acı şaraptır kadehi dudaktır içersen ızdıraptır
| L'amore è vino amaro, il bicchiere sono labbra, se lo bevi è sofferenza
|
| Gözyaşın silinmez kıymetin bilinmez sonu bir ayrılıktır
| La fine indelebile delle lacrime, indelebile, è una separazione.
|
| Gözyaşın silinmez kıymetin bilinmez sonu bir ayrılıktır | La fine indelebile delle lacrime, indelebile, è una separazione. |