| Yirmi yaşım, elimdeki bavul gibi dolu içim |
| Panolara yansıyan o ışık bir gün sönecek olursa eğer, kalır gözlerimin olukları |
| kadar kısık |
| «Nasıl gidiyor ?» diye soruyorsan; kötü, bölük, yarım, öte, sönük, |
| bu kez dönüp yürü |
| Tablolarda ağlarken aklı yarım, akla karayı bağlar dudaklarınız |
| Alıştım artık göz altlarına yani, yalanlarına, tok bel altına |
| Ben yanaklarına el süremiyorken, yüküm vuruyor af suratlarına |
| Kalbime faydan yok, seni sen gibi sevmem doğru |
| Şarabımdaki renklere boğdum evin her köşesindeki tonu |
| Yatacak yerim olmasa keşke göğe yükselerek giderim belki |
| Yüzün hep bana dönse be keşke yüzüm hp gülebilirdi belki |
| Senc kendimi mi kandırıyorum? |
| Aklıma düşürüyor şüphesini, hadi dön evine |
| Paramparça olan hep evimin duvarları, bence sen de daha fazla çabalama benim |
| için |
| Çünkü içip içip para yiyen bir p*çe dönüştüm |
| Aldığımın yarısını dostlarıma bölüştüm aklıma sokayım |
| Soğuk gecelerin alayında tek başımaydım |
| Yaktılar yaktılar, yangın hep halim |
| Çaldılar, benliğim kaybolup gitti |
| Aklıma soktular şeytanı, zalimler |
| Yani… (bıktım, bıktım) |
| Yani… (bıktım, bıktım) |
| Yani… (bıktım, bıktım) |
| Yani |
| Tablolarda ağlarken aklı yarım, akla karayı bağlar dudaklarınız |
| Yani, kötü, bölük, yarım, öte, sönük, bu kez dönüp yürü |