| Adamlar anlatır kadınlar dinler, biri gelir biri gider.
| Gli uomini parlano, le donne ascoltano, uno viene e un altro va.
|
| Komik olan bir şey yok düşündüğün kadar, zaten herkesin işi var
| Non c'è niente di divertente come pensi, tutti hanno comunque un lavoro
|
| Ne kadar zor bir şey uyum sağlamak size
| quanto è difficile adattarsi
|
| Anlamıyorsun çünkü ben konuşurken reklamlara bakıyorsun
| Non capisci perché guardi la pubblicità mentre parlo
|
| Yürüyoruz diye mi düşüyoruz
| Stiamo cadendo perché stiamo camminando
|
| Gökyüzü o kadar güzelse peki neden göremiyoruz?
| Se il cielo è così bello, perché non possiamo vederlo?
|
| İstanbul güzel şehir ama yaşanacak yer değil
| Istanbul è una città bellissima ma non un posto dove vivere
|
| Neden istediğimiz gibi gitmiyor
| Perché non va come vogliamo?
|
| Bu hikaye gerçekten bizim midir
| Questa storia è davvero nostra?
|
| Nerden bakarsan bak gittikçe eriyor, azalıyor dünya
| Non importa come lo guardi, il mondo sta diventando sempre più piccolo.
|
| Ve insanlar neden biraz daha samimi olamıyorlar
| E perché le persone non possono essere un po' più sincere?
|
| Canımı yakıyo kadınların öptüğü yanlış adamlar
| Mi fa male gli uomini sbagliati baciati dalle donne
|
| Anlamıyorsun çünkü onca şey varken hala gülüyorsun | Non capisci perché stai ancora ridendo di tutto |