| Malabadi Köprüsü Malabadi Köprüsü
| Ponte Malabadi Ponte Malabadi
|
| Orada başladı bitti şu garibin öyküsü
| È iniziata e finita lì, la storia dello strano
|
| Karşı ki aşiretten bir kıza gönül verdi
| Si innamorò di una ragazza dell'altra tribù.
|
| Aşkı uğruna hergün o köprüye giderdi
| Andava su quel ponte ogni giorno per amore del suo amore.
|
| Siirt’in dağlarında uçan kuşu vururdu
| Ha sparato all'uccello in volo sulle montagne di Siirt
|
| Fatma’yı okşadıkça kahrı sükun bulurdu
| Mentre accarezzava Fatma, trovò calma la sua rabbia.
|
| Of garibim of of garibim of
| Di
|
| Kara tahtlı şeyh derler Fatma’nın babasına
| Chiamano il padre di Fatma lo sceicco dalla gola nera.
|
| Katı ve insafsızdı bu aşkın karşısında
| Era severo e spietato di fronte a questo amore
|
| Kararlıydı zalim şeyh onları öldürmeye
| Il crudele sceicco era determinato ad ucciderli.
|
| Yine bir seher vakti pusu kurdu köprüye
| Di nuovo all'alba, ha teso un'imboscata al ponte.
|
| Tabancalar patladı sevgililer susmuştu
| I cannoni sono esplosi, gli amanti tacciono
|
| Malabadi Köprüsü aşka mezar olmuştu
| Il ponte Malabadi era una tomba per l'amore
|
| Of garibim of of garibim of | Di |