| Bastığın yerlerde bir taş olsaydım
| Se fossi una pietra dove metti i piedi
|
| Bıkar gözlerim ağlamaktan kara bahtımdan
| I miei occhi sono stanchi di piangere e la mia sfortuna
|
| Düşkünüm sana, gazabına
| Sono geloso di te, della tua ira
|
| Ne kadar ne kadar dayanabilsem
| Quanto tempo posso durare
|
| Ne kadar ne kadar
| quanto quanto
|
| Aşk kafasında sesi kesilmiş öten kuşların
| Uccelli che cinguettano nella testa dell'amore
|
| Vur beni durma istiyorsan, gözünü kırpmadan
| Sparami se vuoi non fermarti, non battere le palpebre
|
| Kilit kilit üstüne bu sevda
| Blocca su blocca questo amore
|
| Bir yanar bir yanar bir yanar içim
| Brucia, brucia, brucia dentro di me
|
| Bir yanar bir yanar bir yanar içim
| Brucia, brucia, brucia dentro di me
|
| Kuduruyor kemiği hasret çektikçe
| L'osso infuria mentre brama
|
| Atma kalbim o kadar da zor değil
| Il mio cuore che batte non è così difficile
|
| Aklımı saldım uçurumlara
| Ho gettato la mia mente nell'abisso
|
| Bir daha bir daha bir daha asla
| mai più mai più
|
| Beni bir daha ağzına alma | non parlarmi più |