| Gidenlerin Türküsü (originale) | Gidenlerin Türküsü (traduzione) |
|---|---|
| Camların arkasında gece ve kar | Notte e neve dietro le finestre |
| Beyaz karanlıkta parlayan raylar | Binari bianchi che si illuminano al buio |
| Umutsuz çaresiz sallanan eller | Mani disperate e indifese |
| Kavuşulmamayı anlatıyorlar | Parlano di non essere incontrati |
| Üçüncü mevkii bekleme salonu | Sala d'attesa di terza classe |
| Çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor | Un bambino scalzo mente |
| Gece ve kar yine pencerelerde | Notte e neve sono di nuovo alle finestre |
| Acı türküsünü mırıldanıyor | Canticchiando la canzone del dolore |
| Bir türkü söylüyorlardı içerde | Stavano cantando una canzone dentro |
| Bu giden kardeşimin türküsüydü | Questa era la canzone di mio fratello |
| Arkadaşlar bakmayın gözlerime | Ragazzi, non guardatemi negli occhi |
| Bu milyonların gerçek öyküsüydü | Questa era la vera storia di milioni di persone |
