| Öleceğim (originale) | Öleceğim (traduzione) |
|---|---|
| Bağışlanmayı bekleyen masum günahlarım | I miei peccati innocenti aspettano di essere perdonati |
| Vazgeçmiyor benden kovduğum şeytanlarım | Non si arrende, i miei demoni che ho cacciato da me |
| Dolaştırmıyor kanımı bu yorgun damarlarım | Queste vene stanche non fanno circolare il mio sangue |
| Koruyamıyor beni artık dalgakıranlarım | I miei frangiflutti non possono più proteggermi |
| Durun lütfen müsait bir yerde öleceğim | Aspetta, per favore, morirò in un posto adatto |
| Hayat memnun etmedi iade edeceğim | La vita non è piaciuta, tornerò |
| Durun lütfen müsait bir yerde öleceğim | Aspetta, per favore, morirò in un posto adatto |
| Dünya dönecek gene ben görmeyeceğim | Il mondo girerà di nuovo, non lo vedrò |
| Bir mücevher kutusu içinde anılarım | I miei ricordi in un portagioielli |
| Yeşile hiç dönmeyen kırmızı ışıklarım | Le mie luci rosse che non diventano mai verdi |
