| Bu akşam giderken sessiz sedasız
| Stanotte andiamo tranquillamente
|
| Son bir defa dönüp yollara baktım
| Ho guardato indietro alle strade un'ultima volta
|
| Gözlerimde yaşlar dilimde şarkın
| Lacrime nei miei occhi, la tua canzone sulla mia lingua
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Gözlerimde yaşlar dilimde şarkın
| Lacrime nei miei occhi, la tua canzone sulla mia lingua
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Sanmaki dönerim artık geriye
| Immagino che tornerò indietro ora
|
| Bu sana aşkımdan en son hediye
| Questo è l'ultimo regalo del mio amore per te
|
| Beni hatırlayıp ağlarsın diye
| In modo che ti ricordi di me e piangi
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Beni hatırlayıp ağlarsın diye
| In modo che ti ricordi di me e piangi
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Mektuplarım sustu dillerim sustu
| Le mie lettere tacciono, le mie lingue tacciono
|
| Bütün şarkılarım hep sana küstü
| Tutte le mie canzoni sono sempre offese da te
|
| Yağmurlar yağarken bir akşam üstü
| Una sera quando piove
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Yağmurlar yağarken bir akşam üstü
| Una sera quando piove
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Sanmaki dönerim artık geriye
| Immagino che tornerò indietro ora
|
| Bu sana aşkımdan en son hediye
| Questo è l'ultimo regalo del mio amore per te
|
| Beni hatırlayıp ağlarsın diye
| In modo che ti ricordi di me e piangi
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Beni hatırlayıp ağlarsın diye
| In modo che ti ricordi di me e piangi
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım
| Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta
|
| Sanmaki dönerim artık geriye
| Immagino che tornerò indietro ora
|
| Bu sana aşkımdan en son hediye
| Questo è l'ultimo regalo del mio amore per te
|
| Beni hatırlayıp ağlarsın diye
| In modo che ti ricordi di me e piangi
|
| Kapına kırmızı bir gül bıraktım | Ho lasciato una rosa rossa alla tua porta |