| Bir Bahar Akşamı (originale) | Bir Bahar Akşamı (traduzione) |
|---|---|
| Bir bahar akşamı rastladım size | Ti ho incontrato una sera di primavera |
| Bir bahar akşamı rastladım size | Ti ho incontrato una sera di primavera |
| Sevinçli bir telaş içindeydiniz, derinden bakınca gözlerinize | Eri di corsa gioiosa, quando ti sei guardato profondamente negli occhi |
| Neden başınızı öne eğdiniz, neden başınızı öne eğdiniz? | Perché hai chinato la testa, perché hai chinato la testa? |
| İçimde uyanan eski bir arzu | Un vecchio desiderio si risveglia in me |
| İçimde uyanan eski bir arzu | Un vecchio desiderio si risveglia in me |
| Dedi ki: «Yıllardır aradığın bu.», şimdi soluyorum büküp boynumu | Ha detto: "Questo è quello che hai cercato per tutti questi anni." Ora respiro e piego il collo |
| Daha önceleri neredeydiniz, daha önceleri neredeydiniz? | Dov'eri prima, dov'eri prima? |
