| Fakir bir ananın, öksüz kızı
| Figlia orfana di una povera madre
|
| Dinmedi yıllarca kalbinde ki sızı
| Il dolore nel suo cuore non si fermò per anni
|
| Gün oldu ağladı, gün oldu yalvardı
| Un giorno pianse, un giorno implorò
|
| Tek düşü hayatta bir yıldız olmaktı
| Il suo unico sogno era quello di essere una star nella vita
|
| Düşünün bir kere (Naciye, Naciye)
| Pensaci (Naciye, Naciye)
|
| Naciye sahnede (Naciye, Naciye)
| Naciye sul palco (Naciye, Naciye)
|
| Alkışlar içinde (Naciye, Naciye)
| Tra gli applausi (Naciye, Naciye)
|
| Hayranlar peşinde… Naciye…
| I fan stanno inseguendo... Naciye...
|
| Bir gün gazetede bir köşede
| Un giorno in un angolo del giornale
|
| Küçük bir ilan gördü, döndü deliye
| Ha visto una piccola pubblicità, è impazzito
|
| Yıldız olacaktı, paraya doyacaktı
| Sarebbe stato una star, ne avrebbe avuto abbastanza
|
| Kaçtı evden gitti verilen adrese
| È scappato di casa all'indirizzo indicato
|
| Çık dediler sahneye (Naciye, Naciye)
| Hanno detto di salire sul palco (Naciye, Naciye)
|
| Başla dans etmeye (Naciye, Naciye)
| Inizia a ballare (Naciye, Naciye)
|
| Şöhret kolay değil (Naciye, Naciye)
| La fama non è facile (Naciye, Naciye)
|
| Dönüşü yok geriye… Naciye…
| Non si torna indietro... Naciye...
|
| Birden gerçek göründü gözüne
| All'improvviso sembrava reale
|
| Artık çok geç Naciye dönemez geriye, geriye, geriye…
| È troppo tardi ora Naciye non può tornare indietro, indietro, indietro...
|
| Hala çıkar sahneye (Naciye, Naciye)
| Sale ancora sul palco (Naciye, Naciye)
|
| Her gece dans etmeye (Naciye, Naciye)
| Per ballare ogni notte (Naciye, Naciye)
|
| Mutlu gülümsüyor (Naciye, Naciye)
| Sorridenti felici (Naciye, Naciye)
|
| Baktıkça geriye… Naciye… | Guardando indietro... Naciye... |