| Hani büyük aşklar asla bitmezmiş bitmezmiş bitmezmiş
| Sai, i grandi amori non finiscono mai, non finiscono mai
|
| Bunu kim demişse yalan söylemiş söylemiş söylemiş
| Chiunque l'abbia detto ha mentito
|
| Böyle sevda çeken garip ölmezmiş ölmezmiş ölmezmiş
| Lo strambo che riceve un tale amore non morirebbe, non morirebbe
|
| Ben öldümya demek hersey yalanmış yalanmış yalanmış
| Dire che sono morto, tutto è una bugia, è una bugia
|
| Ben öldümya demek hersey yalanmış yalanmiş yalanmış
| Dire che sono morto, tutto è una bugia, è una bugia
|
| Bırakıp gitmesi nede kolaymış kolaymış kolaymış
| È facile lasciarsi andare, facile, facile, facile
|
| Aşkım canım bitanemler alaymış alaymış alaymış
| Il mio amore
|
| Iki gözü iki çeşme boşaymış boşymış boşaymış
| I suoi due occhi erano vuoti, due fontane erano vuote
|
| Seviyorum diyen diller yalanmış yalanmış yalanmış
| Le lingue che dicono che amo sono bugie, bugie, bugie
|
| Seviyorum diyen diller yalanmış yalanmış yalanmış
| Le lingue che dicono che amo sono bugie, bugie, bugie
|
| Hani ben olmadan asla olmazmış olmazmış olmazmış
| Sai, non sarebbe stato possibile senza di me
|
| Sırtımdan vurmazmış beni satmazmış satmazmış satmazmış
| non mi colpirebbe alla schiena non mi venderebbe non venderebbe
|
| Beni saran insan değil yılanmış yılanmış yılanmış
| Non è l'umano che mi circonda, è un serpente, è un serpente
|
| Ne kadınlar sevdim hepsi yalanmış yalanmış yalanmış
| Le donne che mi piacevano erano tutte bugie, bugie, bugie
|
| Ne kadınlar sevdim hepsi yalanmış dolanmış yılanmış | Le donne che amavo erano tutte bugie e serpenti intrecciati |