| Bu bezmiş hayatların örselenmiş öyküsü
| La storia traumatizzata di queste vite stanche
|
| Metropolde dayak yemiş şiirlerin öncüsü
| Pioniere della poesia battuto nelle metropoli
|
| Ve sözcüsü yasaklanmış hicivlerin döngüsü
| E il ciclo di satira il cui portavoce è bandito
|
| Memlekette Türkçe Rap mi işte ömür törpüsü
| È il rap turco nel paese, ecco il rombo della vita
|
| Ne o kuzen yeni düzen marjinal ve postmodern
| Che cugino il nuovo ordine è marginale e postmoderno
|
| İndi bindi bir toplumda olmuşunuz post modem
| Post modem
|
| Adımı clickbait için var mı ağza almayan?
| Hai il mio nome per clickbait?
|
| Kaldı mı lan rap hakkında hiçbir fikri olmayan?
| Chi non ha idea del rap?
|
| Be muhterem sıkıldın kaoslu gündem arıyorsun
| Sii rispettoso, sei annoiato, stai cercando un'agenda caotica
|
| Ve muhtemelen linçleyince kendini şah sanıyorsun
| E probabilmente ti consideri un re quando vieni linciato.
|
| (Hayır!) O koltukta sönmeyen bir tütün var
| (No!) C'è un tabacco inestinguibile su quella sedia
|
| Kaybeden bir gençliğin ve kalkmayan bir götün var
| Hai una giovinezza perdente e un culo che non si alza
|
| Kusura bakma sana bakınca Neyzen oluyorum (Ney?)
| Scusa quando ti guardo divento un Neyzen (Cosa?)
|
| Moğollar da eşlik ediyor bir şey yapmalı (Hey!)
| Anche i Mongoli accompagnati devono fare qualcosa (Hey!)
|
| Yeni bir reçete yazıyorum bu anti depresan
| Sto scrivendo una nuova ricetta, questo antidepressivo
|
| Senin jargonunda söylesem: Moruk beni bi' sal!
| Se lo dico nel tuo gergo: vecchio lasciami andare!
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç sahte dostlara
| Non ho bisogno di amici falsi
|
| Duygusuz samimi olmayan afili pozlara
| Pose senza emozioni, non sincere, fantasiose
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç böyle mutluyum
| Non ne ho affatto bisogno, sono così felice
|
| Okey? | Va bene? |
| sevmiyorsan işte yol çünkü ben buyum
| Se non ti piace, ecco la strada perché è quello che sono
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç sahte dostlara
| Non ho bisogno di amici falsi
|
| Duygusuz samimi olmayan afili pozlara
| Pose senza emozioni, non sincere, fantasiose
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç böyle mutluyum
| Non ne ho affatto bisogno, sono così felice
|
| Okey? | Va bene? |
| sevmiyorsan işte yol çünkü ben buyum
| Se non ti piace, ecco la strada perché è quello che sono
|
| Ne söylesem bu keşmekeşte ben de yaşıyorum
| Qualunque cosa dica, anch'io vivo in questo pasticcio
|
| Ve gördüğüm bir sorun olursa şarkılarıma taşıyorum
| E se c'è un problema vedo che lo porto nelle mie canzoni
|
| Bu fitneler, fesatlar, pusuya yatmış hesaplar
| Questi conflitti, malizia, resoconti in agguato
|
| Ve sanma bu dertleri ben ellerim cebimde aşıyorum
| E non pensare che sto superando questi problemi con le mani in tasca.
|
| Bir dakika dur sakin ol yarın için bir düzen kur
| Aspetta un minuto, calmati, fissa un piano per domani
|
| Eli silahlı, beyin hasarlı junkielerden uzak dur!
| Stai lontano dai drogati armati e cerebrolesi!
|
| Özünü sev, bir kendin ol güneş tepende doğmasın
| Ama te stesso, sii te stesso, non lasciare che il sole sorga sopra di te
|
| Gucci, Fendi, Mercedesli boş hayalin olmasın
| Gucci, Fendi, Mercedes non hanno sogni vani
|
| Bak çocuk ben bu yolda tek tabanca bir çınar
| Guarda ragazzo, io sono una sola pistola su questa strada
|
| Ve sende amacı olmayan bir kuru gürültü var
| E hai un rumore secco che non ha scopo
|
| Bak çocuk benden hep didaktik istiyorsun ama
| Senti ragazzo, tu vuoi sempre della didattica da me, ma
|
| İdollerin ya Gold Digger ya Pablo Escobar
| I tuoi idoli sono Gold Digger o Pablo Escobar
|
| Bak çocuk papağan olmuş ağzınızda rhyme flow
| Guarda, il bambino è un pappagallo, le rime scorrono in bocca
|
| Benimse metaforumda nükte istidadı çok
| Ho un grande talento per l'arguzia nella mia metafora.
|
| Bak çocuk şiddet eğiliminde tipe özenme dur
| Guarda, il bambino è incline alla violenza, smettila di emulare il tipo
|
| Onun tenasül uzvunuzdan hiçbir farkı yok
| Non è diverso dal tuo organo genitale.
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç sahte dostlara
| Non ho bisogno di amici falsi
|
| Duygusuz samimi olmayan afili pozlara
| Pose senza emozioni, non sincere, fantasiose
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç böyle mutluyum
| Non ne ho affatto bisogno, sono così felice
|
| Okey? | Va bene? |
| sevmiyorsan işte yol çünkü ben buyum
| Se non ti piace, ecco la strada perché è quello che sono
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç sahte dostlara
| Non ho bisogno di amici falsi
|
| Duygusuz samimi olmayan afili pozlara
| Pose senza emozioni, non sincere, fantasiose
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç böyle mutluyum
| Non ne ho affatto bisogno, sono così felice
|
| Okey? | Va bene? |
| sevmiyorsan işte yol çünkü ben buyum
| Se non ti piace, ecco la strada perché è quello che sono
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç yok
| non ne ho bisogno
|
| Hiç ihtiyacım yok hiç yok | non ne ho bisogno |