| O (originale) | O (traduzione) |
|---|---|
| O her şeyi kendi yanından görüp | O lei şeyi kendi yanından görüp |
| Almak istediğini alır | Almak istediğini alır |
| Başka şey düşünmez | Başka şey duşünmez |
| Beni unuturdu | Beni unuturdu |
| Onun her anı heyecan dolu | Onun her anı heyecan dolu |
| Beni üzdüğü zamanlar bile | Beni üzdüğü zamanlar bile |
| Yokluğunu hissetmek | Yokluğunu hissetmek |
| Beni korkuturdu | Beni Korkuturdu |
| Ben her şeyi onun için, onun | Ben her şeyi onun için, onun |
| Yanında yaparken | Yanında Yaparken |
| O hepsine uzaktan bakardı bir yabancı gibi | O hepsine uzaktan bakardı bir yabancı gibi |
| Her sözümü dinliyor gibi | Il suo sözümü dinliyor gibi |
| Beni kandırırken | Beni kandırırken |
| İçinden geçen binlerce ses bastırırdı sesimi | İçinden geçen binlerce ses bastırırdı sesimi |
| O her günü yeni bir umutla | O lei günü yeni bir umutla |
| Bekler gibi görünür | Bekler gibi Görünür |
| Yarına inanmaz, beni avuturdu | Yarına inanmaz, beni avuturdu |
| Onun her anı heyecan dolu | Onun her anı heyecan dolu |
| Beni üzdüğü zamanlarda bile | Beni üzdüğü zamanlarda bile |
| Yokluğunu hissetmek | Yokluğunu hissetmek |
| Beni korkuturdu | Beni Korkuturdu |
