| Bir çapkın dilenci dans ederek dolaşırdı şehri
| Un mendicante licenzioso girava per la città ballando
|
| Adıyla seslenir, gülerdi kadınlar
| Chiamate per nome, le donne ridevano
|
| Özür diler gibi sessiz geçerdi yıllar
| Gli anni passarono in silenzio, come per scusarsi.
|
| Bir uzak akrabaydı sonbahar
| L'autunno era un lontano parente
|
| Dört bir yana esip giden rüzgarlardan biri
| Uno dei venti che soffia in tutte le direzioni
|
| Bir gece koynuna aldı beni
| Una notte mi prese nel suo seno
|
| Geniş kanatlarında açıldım denizlere
| Sulle tue ali larghe ho navigato verso i mari
|
| Yıllanmış ne günler bulup çıkardım derinden
| Che giorni ho trovato invecchiati, profondamente
|
| Bir yosun, bir şarkı, bir eski kayıkhane
| Un muschio, una canzone, una vecchia rimessa per barche
|
| Doğduğum şehri buldum gittiğim her yerde
| Ho trovato la città dove sono nato, ovunque io vada
|
| Kaybolur akşamlar, sokaklarda kaybolur zaman
| Le sere scompaiono, il tempo scompare nelle strade
|
| Ihlamur kokusu bırakıp ardından
| Lasciando il profumo di tiglio
|
| Bir çapkın dilenci dans ederek gezip durur şehri
| Un mendicante canaglia cammina per la città ballando
|
| Takılır her evde sureti
| Una copia di esso è indossata in ogni casa
|
| Dört bir yandan esip gelen rüzgarlardan biri
| Uno dei venti che soffia da tutte le direzioni
|
| Her gece koynuna alır beni
| Mi prende in seno ogni notte
|
| Geniş kanatlarında açılır denizlere
| Si apre ai mari sulle sue ampie ali
|
| Yıllanmış ne günler yakalarım derinlerde
| Quali giorni prendo nelle profondità
|
| Bir yosun, bir şarkı, bir eski kayıkhane
| Un muschio, una canzone, una vecchia rimessa per barche
|
| Doğduğum şehir karşılar beni her yerde | La città dove sono nato mi accoglie ovunque |