Traduzione del testo della canzone Gençliğime Sevgilerimle - Nil Karaibrahimgil

Gençliğime Sevgilerimle - Nil Karaibrahimgil
Informazioni sulla canzone In questa pagina puoi leggere il testo della canzone Gençliğime Sevgilerimle , di -Nil Karaibrahimgil
Nel genere:Турецкая поп-музыка
Data di rilascio:08.01.2016
Lingua della canzone:turco

Seleziona la lingua in cui tradurre:

Gençliğime Sevgilerimle (originale)Gençliğime Sevgilerimle (traduzione)
Zaman makinası olsaydı ve kendi gençliğime Se avessi una macchina del tempo e
Mesela on yedi yaşıma dönseydim kendime şunları söylerdim Ad esempio, se compissi diciassette anni, mi direi:
En önemli şey aşk onu doya doya yaşa bu bir La cosa più importante è l'amore, viverlo al meglio, questo è un
Ne yapmayı sevdiğini bul Scopri cosa ti piace fare
Ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak E poi vedi se riesci a fare ciò che ami
Yapamıyorsan boşuna enerjini tüketme yapabilenler yapsın Se non puoi, non sprecare le tue energie, lascia che chi può farlo.
Yapıyorsan dünyanın en şanslı insanlarından birisin Se lo fai, sei una delle persone più fortunate al mondo.
Dilini ısır kimseye söyleme morditi la lingua non dirlo a nessuno
Sevdiğin insanlar bul işlerini onlarla yapmanın yollarına bak Trova le persone che ami e trova il modo di fare affari con loro
Hayat yap et çalış başarla geçiyor La vita e il lavoro passano con successo
Ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse iş yapmamış E se questa maratona passa con i tuoi cari, non ha fatto affari.
Sürekli aşk yapmış olursun Fai sempre l'amore
Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut Tieniti stretto alle mani di alcune persone
Onların dertleriyle dertlen mutluluklarıyla uç dediklerine kulak ver Ascolta quello che dicono, preoccupati dei loro problemi, vola con la loro felicità
Onları kaybetme non perderli
Herşey değiştiğinde senin en orijinal halini La versione più originale di te quando tutto cambia
Bilip sevenlere ihtiyacın olacak Avrai bisogno di chi sa e ama
Kendini onunla bununla karşılaştırma Non paragonarti a lui
Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma Scegliere in base ai criteri di altre persone
O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin Poi vai dove vanno gli altri
Oralarda ne işin var senin yolun başka yokuşların başka Cosa ci fai lì, il tuo percorso è diverso, le tue piste sono diverse
Konu komşu ne der diye dinleme Non ascoltare quello che dice il vicino
Komşu senin hayatında topu topu on beş dakika konuşacak Il vicino parlerà per quindici minuti nella tua vita.
Sense ölene dek onu yaşayacaksın Lo vivrai fino alla morte
Hareket et her gün hareket etmeyi alışkanlık haline getir Muoviti, prendi l'abitudine di muoverti ogni giorno
Bir spora kafayı tak dansa kafayı tak satranca kafayı tak ossessionato da uno sport ossessionato dalla danza ossessionato dagli scacchi
Kafaya taktıkların ilerde yaldız olup üzerine yağacak Ciò che ti metti in testa sarà dorato e pioverà su di te in futuro.
Yaldız olup üzerine yağacak Sarà dorato e pioverà su di te
Hey her gün oku herşeyi oku Ehi, leggi ogni giorno leggi tutto
Ağaç olmak nasıldır Van Gogh olmak nasıldır Com'è essere un albero Com'è essere Van Gogh
İkinci dünya savaşına katılmış olmak nasıldır öğren Scopri com'è aver partecipato alla seconda guerra mondiale
Bir gün hepsi bir yapboz gibi birleşip Un giorno tutto si unirà come un puzzle.
Sana inanılmaz gerçekleri gösterecek Ti mostrerà fatti sorprendenti
Kızlar zekadan çalışıp başarandan ve espriden hoşlanır Alle ragazze piacciono le persone che lavorano con intelligenza e hanno successo
Erkekler güzellikten edadan ve huzurdan hoşlanır Agli uomini piace la bellezza e la pace
Hayat alışkanlıklarla yürüyor La vita cammina con le abitudini
Bir şeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir Se vuoi fare qualcosa di buono, prendi subito l'abitudine.
Alışkanlıksa tekrarla oluyor beyin böyle programlanıyor Se è un'abitudine, diventa ripetitiva, ecco come è programmato il cervello
Bir şeyi sürekli yaparsan başka şeyi düşünmüyor onu hep öyle yapıyor Se fai qualcosa tutto il tempo, non pensa a nient'altro, lo fa sempre in quel modo.
O yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et Quindi stai molto attento alle tue abitudini.
Neyi alışkanlık yaparsan hayatından ondan oluşacak unutma Qualunque sia la tua abitudine, non dimenticare che la tua vita verrà da essa.
Erken kalkmak kulağa berbat geliyor biliyorum ama So che alzarsi presto sembra terribile ma
Erken kalkan yol alır hayatımda duyduğum en doğru şey Il mattiniero prende il comando, la cosa più vera che abbia mai sentito in vita mia
Bazen saat sekiz otuzda üç şey bitirmiş oluyorsun ve A volte finisci tre cose alle otto e mezza
İnanamıyorsun zamanın göreceliğine Non riesco a credere alla relatività del tempo
Dedikodu yapma Non spettegolare
Dedikodu nasıl bir şey biliyor musun Sai com'è il pettegolezzo
Böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi È come se avessi svuotato la spazzatura in casa in questo modo
Ağzını içini evini kokutuyor Fa odorare la tua bocca come a casa
Rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı Pensi che ti allevierà, ma ti rende sporco
Gül geç rosa tardiva
Hem dedikodu yapanların başına mutlaka ayıpladıkları beğenmedikleri Inoltre, a quelli che spettegolano non piacciono
Çekiştirip durdukları şey gelir unutma Non dimenticare che quello che continuano a tirare sta arrivando
Hayatın mizah anlayışı böyle Questo è il senso dell'umorismo della vita
Kızlar güzel mi güzel bir kadın olduğunuzda kendi atınız olsun Le ragazze sono belle, hai il tuo cavallo quando sei una bella donna
Kendi paranızı kendiniz kazanın onu şakır şakır harcayın Guadagna i tuoi soldi e spendili
Böylece ayrılıklarla boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz Così non si scende da cavallo e asino con separazioni e divorzi.
Atınızı kimse altınızdan alamaz Nessuno può prendere il tuo cavallo da sotto di te
Dört nala başka yere gidebilirsiniz Puoi galoppare da qualche altra parte
Erkekler yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda Gli uomini sono belli quando sei un bell'uomo
Kadınlara çocuklara ve hatta birbirinize asla el kaldırmayın Non alzare mai le mani su donne, bambini e nemmeno tra di loro
O güç güç değil kaba kuvvet o Non è potere, è forza bruta
Korkudan kaynaklanır kaybetme korkusundan Causato dalla paura della paura di perdere
Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız E non puoi trattenere nessuno stringendolo nel palmo della tua mano.
Tam tersi avucu apaçık bırakacaksınız Al contrario, lascerai il palmo aperto
Kimseyi suçlama suçlamak nasıl diyeyim zehirli bir duygu incolpare nessuno come posso dire che è una sensazione tossica
İnsanı frenler insanı kurban psikolojisine sokar atıl bırakır Frena le persone, mette le persone nella psicologia della vittima e le lascia inattive.
Hatta şimdiden duvara kendimi suçlu hissetmiyorum yaz Non mi sento nemmeno in colpa già sul muro
Kendimi suçlu hissetmiyorum Non mi sento in colpa
Kendimi suçlu hissetmiyorum Non mi sento in colpa
Kendimi suçlu hissetmiyorum yaz Non mi sento in colpa
Çok faydasını göreceksin Vedrai molti vantaggi.
Ceplerden bilgisayarlardan televizyonlardan uzak bir saat ayır kendine Prenditi un'ora lontano dalle tue tasche, dai computer, dai televisori.
Kendinle sosyalleş yoksa unutursun nasıl biri olduğunu Socializza con te stesso o dimenticherai che tipo di persona sei
Hayatın sana başkaları tarafından yansıtılmayan bir aslı var La tua vita ha un originale che non ti viene riflesso dagli altri.
Onu dinle deniz kabuğu dinler gibi Ascoltalo come una conchiglia
Yalnızlığını kimseye verme Non dare la tua solitudine a nessuno
Yalnızlığın hariç herşeyi paylaş Condividi tutto tranne la tua solitudine
Çünkü hayat paylaşınca güzel Perché la vita è bella se condivisa
Her gün şükret sii grato ogni giorno
Teşekkürü dualarından asla eksik etme Non perdere mai i tuoi ringraziamenti nelle tue preghiere
Teşekkür kadar insana iyi gelen bir şey yoktur Non c'è niente di meglio di un grazie
Bir şeyi istemekten dilemekten bile iyidir sıcacık yapar ruhunu È meglio che desiderare qualcosa, ti scalda l'anima
Bendeki bana yeter hatta artar bile dünyanın en güzel felsefesidir Quello che ho mi basta, anche più che sufficiente, è la filosofia più bella del mondo.
Birinden bir şey isteme onun yerine birine bir şey ver Non chiedere qualcosa a qualcuno, dai qualcosa invece a qualcuno
Bak neler olacak seyret sonra Guarda cosa succede dopo
Karanlık günler olacak düşeceksin de yaralar da açılacak Ci saranno giorni bui, cadrai e le ferite si apriranno.
O zamanlarda şunu unutma tünel bitecek A quel punto, non dimenticare che il tunnel finirà
Kalkacaksın da kabuk da bağlayacaksın Ti alzerai e cercherai anche tu
Sevdiklerine bıkıp usanmadan seni seviyorum seni çok seviyorum de Ti amo senza stancarmi dei tuoi cari, dì che ti amo così tanto
Hatta sen ne yaparsan yap kim olursan ol seveceğim de In effetti, amerò qualunque cosa tu faccia, chiunque tu sia.
Korkmaktan korkma ödün bile kopsun Non abbiate paura di avere paura, anche se non scendete a compromessi
Sonra kapa gözünü bas karanlığına Allora chiudi gli occhi all'oscurità
Belki biri taş döşemiştir kim bilir Forse qualcuno ha lastricato la pietra, chi lo sa?
Böbürlenme kibirlenme köpürme abart çoğalt parlat Non vantarti, non insaponare, esagerare, moltiplicare, brillare
Böbürlenme kibirlenme köpürme abart çoğalt parlat Non vantarti, non insaponare, esagerare, moltiplicare, brillare
Her gün bir yazar tarafından hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle Pensa alla tua vita raccontata da un autore ogni giorno e ascolta
Böyle bir kahraman olmak ister miydin Ti piacerebbe essere un tale eroe
İstiyorsan başarıyorsun Se vuoi, ci riesci
Ne mutlu sanafelice per te
Valutazione della traduzione: 5/5|Voti: 1

Condividi la traduzione della canzone:

Scrivi cosa pensi del testo!

Altre canzoni dell'artista: