| Bir düğün, bir tören, yine başladı aynı şölen
| Un matrimonio, una cerimonia, la stessa festa è ricominciata
|
| Kınalar yakılır, boyanır gözü yaşlı gelin
| Gli hennè sono bruciati, dipinti, sposa in lacrime
|
| Bitince bu mutlu düğün, gelin ile damat kalır bir köşede
| Quando questo felice matrimonio è finito, gli sposi stanno in un angolo.
|
| Olur yine başka bir gün geliriz oynarız hep birlikte
| Sarà un altro giorno, verremo a suonare insieme
|
| Analar, babalar otururlar bir masaya
| Madri e padri siedono a tavola
|
| Yenilir, içilir, takılır paralar yakaya
| Mangia, beve, appende monete
|
| Bitince bu mutlu düğün, gelin ile damat kalır bir köşede
| Quando questo felice matrimonio è finito, gli sposi stanno in un angolo.
|
| Olur yine başka bir gün geliriz oynarız hep birlikte
| Sarà un altro giorno, verremo a suonare insieme
|
| Geçecek bir ömür seçecek herkes eşini
| Tutti coloro che sceglieranno una vita da passare
|
| Bir yüzük takarak tutacak eşler sözünü
| Coniugi che manterranno la loro promessa indossando un anello
|
| Bitince bu mutlu düğün gelin ile damat kalır bir köşede
| Quando questo felice matrimonio è finito, gli sposi stanno in un angolo.
|
| Olur yine başka bir gün geliriz oynarız hep birlikte | Sarà un altro giorno, verremo a suonare insieme |