| To walk this streets without you |
| I hate being on my own |
| So many souls around you |
| But it never feels like home |
| Home is where my heart is aching |
| Home |
| Home is where there’s no mistaking |
| sensizken bu caddelerde yürümek… |
| tek başıma olmaktan nefret ediyorum |
| etrafta çok fazla ruh var |
| ama hiçbiri ev gibi hissettirmeyecek |
| ev kalbimin özlemini çektiği yerdir |
| ev… |
| ev hata yapmak diye bir şeyin olmadığı yerdir |
| All this space between us |
| Isn’t going anywhere |
| But it’s ok to be us |
| Cause your far from being here |
| Here is where the sky gets lonely |
| Here |
| Here I dissappear |
| aramızdaki uzaklık |
| bir yere kaybolmayacak |
| ama «biz» olmak güzel |
| çünkü senin uzak olduğun yer |
| gök yüzünün yalnızlaştığı yerdir |
| yerdir… |
| benim yitip gittiğim yerdir. |
| I’m a million miles from you |
| But if we hold on |
| Gotta hold on |
| I’m a million miles from you |
| But if we stay strong |
| I know we’ll make it through |
| senden milyonlarca mil uzaktayım |
| ama beklersek… |
| beklemeliyiz |
| senden milyonlarca mil uzaktayız |
| ama eğer güçlü kalırsak |
| bunun da üstesinden geleceğimizi biliyorum |
| All this time is passing |
| But every day’s the same |
| So much shadow casting |
| I don’t wanna place the blame |
| Cause the blame is just a mixed emotion |
| Blame |
| Blame it on the fear |
| o kadar çok zaman geçti ki |
| ama her gün aynı şekilde geçiyor |
| çok fazla gölge beliriyor (rol kesiyor) |
| suçlanacak kişi (yer) olmak istemiyorum |
| çünkü suçluluk karışık bir duygudur |
| suçluluk… |
| suçluluğu korkularına dayandır |
| I’m a million miles from you |
| But if we hold on |
| Gotta hold on |
| I’m a million miles from you |
| But if we stay strong |
| I know we’ll make it through |
| senden milyonlarca mil uzaktayım |
| ama beklersek… |
| beklemeliyiz |
| senden milyonlarca mil uzaktayız |
| ama eğer güçlü kalırsak |
| bunun da üstesinden geleceğimizi biliyorum |
| Now the distance alone can change us |
| I’ve been lying to myself |
| It’s the moments apart that make us |
| See who we both really are |
| şimdi mesafeler bizi değiştirebilir yalnızca |
| kendi kendime yalan atıyordum |
| bu dakikalar, |
| ikimize de aslında kim olduğumuzu anlamamızı sağlayacak |
| When I’m a million miles from you |
| But if we hold on |
| Gotta hold on |
| I’m a million miles from you |
| But if we stay strong |
| I know we’ll make it through |
| senden milyonlarca mil uzaktayım |
| ama beklersek… |
| beklemeliyiz |
| senden milyonlarca mil uzaktayız |
| ama eğer güçlü kalırsak |
| bunun da üstesinden geleceğimizi biliyorum |
| I know we’ll see it through |
| I’m a million miles from you |
| But if we stay strong |
| I know we’ll make it through |
| I’m a million miles from you |
| I know we’ll make it through |
| Gotta stay strong |
| Gotta be strong |
| You’re a million miles away |
| biliyorum tamamen anlamış olacağız |
| senden milyonlarca mil uzaktayım |
| ama eğer güçlü kalırsak |
| bunun da üstesinden geleceğimizi biliyorum |
| senden milyonlarca mil uzaktayız |
| bunun da üstesinden geleceğimizi biliyorum |
| güçlü kal |
| güçlü ol |
| milyonlarca mil uzaktasın… |
| Million Miles Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |