| Birileri bize hayatı göstermeli
| Qualcuno dovrebbe mostrarci la vita
|
| Birileri hırçınlığımızı dindirmeli
| Qualcuno dovrebbe reprimere i nostri rancori
|
| Bizim gibileri yalnız şarkılar paklar
| Le persone come noi cantano solo canzoni
|
| Vura vura kafaları iyice büyütmeli
| Le teste del botto dovrebbero diventare più grandi
|
| Ben bugün nezaketten kırılıp bükülüp
| Oggi sono distrutto e contorto per gentilezza
|
| Kafamda tepemde onları bunları taşırken buldum kendimi
| Mi sono ritrovato a portarmeli sulla testa
|
| Ben bugün şikayetten bir dolup bir taşıp
| Sono pieno di lamentele oggi
|
| Cevapta özürde çokları yoklara değişirken buldum kendimi
| Mi sono ritrovato a cambiare in nulla nella risposta, le scuse.
|
| Gördüğüm çoktur sanırdım
| Pensavo di aver visto molto
|
| Bildiğim tamamdır sanırdım
| Pensavo di sapere bene
|
| Göz şahitti sanırdım
| Pensavo che l'occhio fosse il testimone
|
| Ben bugün nezaketten kırılıp bükülüp
| Oggi sono distrutto e contorto per gentilezza
|
| Kafamda tepemde onları bunları taşırken buldum kendimi
| Mi sono ritrovato a portarmeli sulla testa
|
| Ben bugün şikayetten bir dolup bir taşıp
| Sono pieno di lamentele oggi
|
| Cevapta özürde çokları yoklara değişirken buldum kendimi
| Mi sono ritrovato a cambiare in nulla nella risposta, le scuse.
|
| Gördüğüm çoktur sanırdım
| Pensavo di aver visto molto
|
| Bildiğim tamamdır sanırdım
| Pensavo di sapere bene
|
| Göz şahitti sanırdım
| Pensavo che l'occhio fosse il testimone
|
| Birileri bize hayatı göstermeli
| Qualcuno dovrebbe mostrarci la vita
|
| Birileri hırçınlığımızı dindirmeli
| Qualcuno dovrebbe reprimere i nostri rancori
|
| Bu oyunda kim dışarda
| Chi è fuori in questo gioco
|
| Yoksa oyun mu böyle
| O è questo il gioco
|
| Söyle söyle
| Dimmi dimmi
|
| Sıkıysa söyle | Dimmi se è stretto |