| I want a talk Show |
| Bir tartışma programı istiyorum |
| Guess that’ll have to do |
| Sanırım bunu yapacaklar |
| Up all night |
| Bütün gece |
| Baby I meant you |
| Bebeğim seni kastedeceğim |
| Outta tylenol |
| Tylenole |
| Head still aches |
| Başım hala ağrıyor |
| Got enough strength to flip a paincake |
| Ağrı kekinde bir fiske güç buluyorum |
| Got the luggage packed |
| Bagajımı doldurdum |
| Waiting by the front |
| Önde bekliyorum |
| Quarter after five |
| 5 çeyrek sonrası |
| It’s already one |
| Zaten biri var |
| I’ll say it one last time |
| Son bir kez söyleyeceğim |
| Walking out the door 4:59 |
| 4:59 da kapıdan çıkıyorum |
| 5:15 not a minute more |
| 5:15 bir dakika fazlası bile değil |
| Ready for the knock on my door |
| Kapıyı vurmak için hazırım |
| 5:15 not a minute more |
| 5:15 bir dakika fazlası bile değil |
| Ready for the waves on my shore |
| Kıyıdaki dalgalar için hazırım |
| And at 5:16 if you’re not with me |
| Ve 5:16 da eğer benimle olmazsan |
| You can catch me in the next city |
| Beni diğer şehirde yakalayabilirsin |
| Never knew you meant that much to me |
| Benim için olan anlamını asla bilemeyeceksin |
| Until 5:15 |
| 5:15 e kadar |
| I think I’ve come done |
| Bitirdiğimi sanıyorum |
| Sick on puppy love |
| Züppe aşkından sıkıldım |
| Wanna break out |
| Çıkmak istiyorum |
| Think I’ve had enough |
| Yeterince aldım bence |
| The walls are caving in |
| Duvarlar oyuluyor |
| And my think skin is feeling kinda thin |
| Ve cildim bir incelik hissediyor |
| You find your way back in |
| Geri dönüş yolunu bulursun |
| Never thought it meant |
| Asla bunun anlamını düşünemezsin |
| When we came to june |
| Hazirana geldiğimizde |
| I would feel this way about you |
| Senin hakkında böyle hissedebilirim |
| But I’ll say it one last time |
| Ama son bir kez söyleyeceğim |
| I’m walking out the door for 4:59 |
| 4:59 da kapıdan çıkıyorum |
| 5:15 not a minute more |
| 5:15 bir dakika fazlası bile değil |
| Ready for the knock on my door |
| Kapıyı vurmak için hazırım |
| 5:15 not a minute more |
| 5:15 bir dakika fazlası bile değil |
| Ready for the waves on my shore |
| Kıyıdaki dalgalar için hazırım |
| And at 5:16 if you’re not with me |
| Ve 5:16 da eğer benimle olmazsan |
| You can catch me in the next city |
| Beni diğer şehirde yakalayabilirsin |
| Never knew you meant that much to me |
| Benim için olan anlamını asla bilemeyeceksin |
| Until 5:15 |
| 5:15 e kadar |
| At 5:15 |
| 5:15de |
| Ready for the knock on my door |
| Kapıyı vurmak için hazırım |
| 5:15 not a minute more |
| 5:15 bir dakika fazlası bile değil |
| Ready for the waves on my shore |
| Kıyıdaki dalgalar için hazırım |
| And at 5:16 if you’re not with me |
| Ve 5:16 da eğer benimle olmazsan |
| You can catch me in the next city |
| Beni diğer şehirde yakalayabilirsin |
| Never knew you meant that much to me |
| Benim için olan anlamını asla bilemeyeceksin |
| Until 5:15 |
| 5:15 e kadar |
| I won’t wait another minute, no |
| Başka bir dakika beklemeyeceğim |
| When the waves are at my shore |
| Dalgalar kıyıma ulaştığında |
| Ready for the waves on my shore |
| Kıyıdaki dalgalar için hazırım |
| And at 5:16 if you’re not with me |
| Ve 5:16 da eğer benimle olmazsan |
| You can catch me in the next city |
| Beni diğer şehirde yakalayabilirsin |
| Never knew you meant that much to me |
| Benim için olan anlamını asla bilemeyeceksin |
| Until 5:15 |
| 5:15 e kadar |
| Five oohh |
| oohh hey |
| I won’t wait for you, hey, hey |
| Seni beklemeyeceğim |
| Until 5:15 mmm |
| 5:15 e kadar |
| Hey |
| 5:15 Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |