| Set your clock back |
| Saatimi geriye ayarladm |
| Looking at the map |
| Haritaya baktım |
| Wondering where you be at |
| Sen neredesin diye merak ediyorum |
| 'Cause it’s so bad when you’re not around |
| Çünkü sen etrafta olmadığında bu çok kötü |
| You’re never around |
| Asla etrafta olmuyorsun |
| It used to be you and me |
| Eskiden sen ve ben |
| Holding hands, smoldering |
| El ele tutuşurduk birbirimiz için yanardık |
| Picking up leafs |
| Yaprakları topluyorum |
| Talking about getting older |
| Eskiyenler hakkında konuşuyorum |
| But now you’re not around |
| Ama şimdi etrafta yoksun |
| You’ll never be a rhyme or reason |
| Asla kafiye ya da neden olmadın |
| For when it rolls around to this season |
| Bu sezon için hepsi döndüğünde |
| When all the leafs start their turning |
| Onların dönüşü için yapraklar birleşmeye birleşti |
| And you start to burn again in my brain |
| Ve beyimde yeniden yanmaya başlıyorsun |
| I’m falling for you, I’m falling |
| Senin için düşüyorum düşüyorum |
| I can’t forget you |
| Seni unutamıyorum |
| Now it’s cold and all of the leafs |
| Şimdi soğuyor ve yaprakların hepsi |
| On all of the trees are falling with me |
| Benimle birlikte ağaçlardan düşüyor |
| Down to the ground |
| Yere düşüyor |
| And I’m falling for you |
| Senin için düşüyorum |
| You’re like a good book |
| İyi bir kitap gibisin |
| Snuggled up on the sofa |
| Koltukta rahatını çıkarıyorum |
| When it’s raining outside |
| Dışarıda yağmur yağdığında |
| But I’m warm 'cause I feel you around |
| Ama ısındığımda çünkü seni etrafta hissediyorum |
| But you’re so out of town |
| Ama kasabanın dışındasın |
| I kinda wanna call |
| Bir şekilde aramak istiyorum |
| But I bet that you’re busy |
| Ama bahse varım meşgulsundur |
| With that fancy new job |
| Hayali yeni işinle |
| And the fall won’t affect you |
| Ve sonbahar seni etkilemez |
| Like how it makes me feel now |
| Şimdi beni nasıl hissettiriyorsa |
| October is so overwhelming |
| Ekim çok karşı konulmaz |
| And all of my friends they tell me |
| Ve arkadaşlarımın hepsi bana söylüyorlar |
| November it should get better |
| Kasım daha iyi geçebilir |
| But I still see you all over the place |
| Ama seni hala etrafta görüyorum |
| I’m falling for you, I’m falling |
| Senin için düşüyorum düşüyorum |
| I can’t forget you |
| Seni unutamıyorum |
| Now it’s cold and all of the leafs |
| Şimdi soğuyor ve yaprakların hepsi |
| On all of the trees are falling with me |
| Benimle birlikte ağaçlardan düşüyor |
| Down to the ground |
| Yere düşüyor |
| And I’m falling, I’m falling |
| Düşüyorum düşüyorum |
| Oh you are like sunshine |
| Gün ışığı gibisin |
| With a chance of rain |
| Yağmurun bir şansıyla |
| I love the cool crisp air |
| Soğuk taze havayı seviyorum |
| And I don’t care if you’re near |
| Eğer yakınsan umrumda değil |
| 'Cause I feel you like you’re here |
| Çünkü burada gibi hissediyorum seni |
| You’re everywhere |
| heryerdesinn |
| I’m falling for you, I’m falling |
| Senin için düşüyorum düşüyorum |
| I can’t forget you |
| Seni unutamıyorum |
| Now it’s cold and all of the leafs |
| Şimdi soğuyor ve yaprakların hepsi |
| On all of the trees are falling with me |
| Benimle birlikte ağaçlardan düşüyor |
| Down to the ground |
| Yere düşüyor |
| And I’m falling, I’m falling |
| Düşüyorum düşüyorum |
| I’m falling for you |
| Senin için düşüyorum |
| The Fall Song Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |