| Bu sabah gözlerimi sildim
| Stamattina mi sono asciugato gli occhi
|
| Bi'kaç damla yaş vardı, sen miydin yoksa?
| C'erano qualche goccia di lacrime, vero?
|
| Çok oldu, geçmişi bitirmiştim
| È passato troppo tempo, ho finito il passato
|
| Keşke akıl verdiği sözleri tutsa
| Vorrei che mantenesse le sue promesse
|
| Nereye gitsem gelecek misin yoksa?
| Ovunque io vada, verrai o no?
|
| Herkes nasıl yaşıyor ayrılık bu kadar zorsa?
| Come vivono tutti quando la separazione è così difficile?
|
| Ne yana baksam yüzün, gözlerin karşımda
| Ovunque io guardi, il tuo viso è di fronte a me
|
| İnsan nasıl dayanır unutmak bu kadar zorsa?
| Come si può sopportare se dimenticare è così difficile?
|
| Yorgun uyanıyorum ve üzgün
| Mi sveglio stanco e triste
|
| Gördüğüm rüyaların ağır sözündendir
| È la parola pesante dei sogni che ho visto
|
| İçimde kıvrılmış duruyorsun
| Sei rannicchiato dentro di me
|
| Ne yardım ediyorsun ne de gidiyorsun
| Non stai né aiutando né lasciando
|
| Nereye gitsem gelecek misin yoksa?
| Ovunque io vada, verrai o no?
|
| Herkes nasıl yaşıyor ayrılık bu kadar zorsa?
| Come vivono tutti quando la separazione è così difficile?
|
| Ne yana baksam yüzün, gözlerin karşımda
| Ovunque io guardi, il tuo viso è di fronte a me
|
| İnsan nasıl dayanır unutmak bu kadar zorsa?
| Come si può sopportare se dimenticare è così difficile?
|
| Nereye gitsem gelecek misin yoksa?
| Ovunque io vada, verrai o no?
|
| Herkes nasıl yaşıyor ayrılık bu kadar zorsa?
| Come vivono tutti quando la separazione è così difficile?
|
| Ne yana baksam yüzün, gözlerin karşımda
| Ovunque io guardi, il tuo viso è di fronte a me
|
| İnsan nasıl dayanır unutmak bu kadar zorsa? | Come si può sopportare se dimenticare è così difficile? |