| Dün gece şöyle bir dışarıya çıktım
| Sono uscito per un po' ieri sera
|
| Çok sürmedi kalabalığa karıştım
| Non ci volle molto prima che mi mescolassi alla folla
|
| Gezdim tozdum biraz dolaştım
| Ho girovagato
|
| Bir iki kişiyle tanıştım
| Ho incontrato un paio di persone
|
| Üç hece lstanbul bilmece
| enigma di tre sillabe istanbul
|
| Altın kazan içinde ben kepçe
| Mestolo nel calderone d'oro
|
| Durupta bir anda düşününce
| Quando ti fermi a pensarci
|
| Hergün başa sarıyor bu hikaye
| Questa storia si riavvolge ogni giorno
|
| Biri geliyor biri daha geliyor
| Un altro sta arrivando un altro sta arrivando
|
| Caddelerde trafik duruyor
| Il traffico si ferma nelle strade
|
| Pahalı mekanlar trend oluyor
| I posti costosi sono di tendenza
|
| Her gece tıklım tıklım doluyor
| È pieno tutte le sere
|
| Bitmiyor lstanbul’un eğlencesi
| Il divertimento di Istanbul non finisce
|
| Haftasonu cuma veya cumartesi
| fine settimana venerdì o sabato
|
| Akın akın akıyor ünlüsü artisi
| affollamento di celebrità artisi
|
| Ya doğum günü yada birinin partisi
| O è un compleanno o la festa di qualcuno
|
| Herkes kıpır kıpır
| Tutti si agitano
|
| Ortam fıkır fıkır
| L'atmosfera è cigolante
|
| İşler tıkır tıkır
| Le cose stanno andando a gonfie vele
|
| Yüzler gülüyor
| facce sorridenti
|
| Bir yeşil yanıyor
| Un verde si illumina
|
| Bir kırmızı yanıyor
| Un rosso si illumina
|
| Dj çok iyi, süper müzik çalıyor
| Il dj è molto bravo, suona musica super
|
| Aklını başından alıyor
| Ti fa impazzire
|
| Her şey güzel ama biraz başım dönüyor
| Va tutto bene, ma ho un po' di vertigini
|
| Derken bir anda sabah oluveriyor
| Poi all'improvviso arriva il mattino
|
| Biri gidiyor bir diğeri geliyor | Uno va, un altro arriva |