| Madem ki istiyorsun öyleyse durma, git
| Se vuoi allora non fermarti, vai
|
| Beni düşünme, rahat ol, yalnız kalabilirim
| Non pensare a me, rilassati, posso stare da solo
|
| Sen de bilirsin hiçbir acı sonsuza dek sürmez
| Sai anche che nessun dolore dura per sempre
|
| Hatta her an yeniden sevebilirim
| Posso anche amare di nuovo in qualsiasi momento
|
| Olmazdı ben de biliyorum, haklısın, haydi git
| Non sarebbe successo, lo so anche io, hai ragione, andiamo
|
| Korkma, seninle gerçekten dost olabilirim
| Non aver paura, posso davvero essere tuo amico
|
| Aslında ben de uzun zamandan beridir sana
| In effetti, sono con te da molto tempo
|
| Ayrılmak istediğimi söylemedim, haydi git
| Non ho detto che volevo andarmene, andiamo
|
| Git-, Git-, Git-me, dur, ne olursun!
| Vai-, vai-, non andare, fermati, per favore!
|
| Gitme kal, yalan söyledim!
| Non restare, ho mentito!
|
| Doğru değil, ayrılığa daha hiç hazır değilim
| Non è vero, non sono affatto pronto a sciogliermi
|
| Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
| C'è qualcosa di rimasto incompiuto tra noi
|
| Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim
| Non fermarti già mi manchi da morire
|
| Gitme, dur, ne olursun!
| Non andare, fermati, per favore!
|
| Gitme kal, yalan söyledim!
| Non restare, ho mentito!
|
| Doğru değil, ayrılığa daha hiç hazır değilim
| Non è vero, non sono affatto pronto a sciogliermi
|
| Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
| C'è qualcosa di rimasto incompiuto tra noi
|
| Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim
| Non fermarti già mi manchi da morire
|
| İkimiz için de doğru olan böylesi, git
| Va bene per entrambi, vai
|
| İnan bana; | Mi creda; |
| sandığın kadar üzgün değilim
| Non sono così triste come pensi
|
| İçimde yepyeni bir hayata başlamanın
| Per iniziare una nuova vita dentro di me
|
| Sevinci ve heyecanı var, artık git
| Ha gioia ed eccitazione, ora vai
|
| Git-, Git-, Git-me, dur, ne olursun!
| Vai-, vai-, non andare, fermati, per favore!
|
| Gitme kal, yalan söyledim!
| Non restare, ho mentito!
|
| Doğru değil, ayrılığa daha hiç hazır değilim
| Non è vero, non sono affatto pronto a sciogliermi
|
| Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
| C'è qualcosa di rimasto incompiuto tra noi
|
| Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim
| Non fermarti già mi manchi da morire
|
| Gitme, dur, ne olursun!
| Non andare, fermati, per favore!
|
| Gitme kal, yalan söyledim!
| Non restare, ho mentito!
|
| Doğru değil, ayrılığa daha hiç hazır değilim
| Non è vero, non sono affatto pronto a sciogliermi
|
| Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
| C'è qualcosa di rimasto incompiuto tra noi
|
| Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim
| Non fermarti già mi manchi da morire
|
| Gitme, dur, ne olursun!
| Non andare, fermati, per favore!
|
| Gitme kal, yalan söyledim!
| Non restare, ho mentito!
|
| Doğru değil, ayrılığa daha hiç hazır değilim
| Non è vero, non sono affatto pronto a sciogliermi
|
| Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
| C'è qualcosa di rimasto incompiuto tra noi
|
| Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim
| Non fermarti già mi manchi da morire
|
| Gitme, dur, ne olursun!
| Non andare, fermati, per favore!
|
| Gitme kal, yalan söyledim!
| Non restare, ho mentito!
|
| Doğru değil, ayrılığa daha hiç hazır değilim
| Non è vero, non sono affatto pronto a sciogliermi
|
| Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
| C'è qualcosa di rimasto incompiuto tra noi
|
| Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim | Non fermarti già mi manchi da morire |