| Ben kayboldu sanmıştım meğer sendeymiş
| Pensavo fosse perso, si è scoperto che ce l'avevi
|
| Görür görmez anladım hemen o anda
| Ho capito appena l'ho visto
|
| Sarı sandıklara kitlemiştim aşkımızı
| Ho rinchiuso il nostro amore in casse gialle
|
| Sahip çıkmışsın canım eksik olma
| Ti sei presa cura della mia cara, non mancare
|
| Nasıl özlemiş kalbim böyle atmayı
| Come il mio cuore ha mancato di battere così
|
| Oysa yerini bile unuttum hanidir
| Tuttavia, ho dimenticato dove
|
| Bazen hayat vermek ister aldıklarını
| A volte vuoi dare alla vita quello che prendi
|
| Mucizeler hep böyle ansızın gelir
| I miracoli arrivano sempre così all'improvviso
|
| Teşekkür ederim böyle baktığın için
| grazie per essere così
|
| Teşekkürler aklımda kaldığın için
| Grazie per essere rimasto nella mia mente
|
| Karanlıktan korkumyorum eskisi gibi
| Non ho paura del buio come prima
|
| Senin yanın en aydınlık beyaz benim için
| Il tuo lato è il bianco più brillante per me
|
| Teşekkür ederim böyle baktığın için
| grazie per essere così
|
| Teşekkürler aklmda kaldığın için
| Grazie per essere rimasto nella mia mente
|
| Karanlıktan korkmuyorum eskisi gibi
| Non ho paura del buio come prima
|
| Senin yanın en aydınlık beyaz benim için | Il tuo lato è il bianco più brillante per me |