| Sabah uyandım ve tüm şişeler boş
| Mi sono svegliato la mattina e tutte le bottiglie sono vuote
|
| Üstünden geçtiğim bir kaç sarhoş
| Alcuni ubriachi che ho passato
|
| Evin içinden daha çok karışık kafa
| Più confuso dall'interno della casa
|
| Toparlamak için dağıtmam gerekli ya da
| Ho bisogno di distribuire per raccogliere o
|
| Güneşe saklanan bir sabah daha
| Un'altra mattina nascosta al sole
|
| Bir kahve daha kapkara ılık
| Un altro caffè caldo
|
| Yakarım sigaramı çakmağı çakıp
| Accendo la sigaretta con l'accendino
|
| Telefon çalarsa açmam sakın
| Se il telefono squilla, non rispondere
|
| Ağzından dumanlar çıkaran köpek
| Cane che soffia il fumo dalla bocca
|
| İşi yemek yemek ve beklemek
| Mangiare e aspettare il lavoro
|
| Ona 11 derler kanına karışır
| Lo chiamano 11, ti entra nel sangue
|
| Güneşin altında savaşır
| combatte sotto il sole
|
| Demin nasıldın şuan süper
| Come stavi proprio ora super
|
| Anı yaşarsan hayat güzel
| La vita è bella se vivi nel momento
|
| Şiddet ve yükseklik götünden öper
| Baci violenti e alti sul culo
|
| Kimyasalı bırak şiire yönel
| Lascia cadere la sostanza chimica, passa alla poesia
|
| Hastahanelerden tiksiniyorum
| Detesto gli ospedali
|
| Nihat Doğan gibi doktorlar var
| Ci sono dottori come Nihat Doğan
|
| Mikroplar, para, sağlık yoklar
| Niente germi, niente soldi, niente salute
|
| Seni, istemez iyileşmeni
| Non vuole che tu guarisca
|
| Pencereden izle kuş sürüsünü
| Guarda lo stormo di uccelli dalla finestra
|
| Ya da insaları tercih senin
| Oppure scegli le persone
|
| Bir karga konuştu defteri açtım
| Un corvo ha parlato, ho aperto il taccuino
|
| Islak bir kağıda bunları yazdım
| Li ho scritti su carta bagnata.
|
| Beklerken durakta
| In attesa alla fermata
|
| Gözü hep kaldırımda
| I suoi occhi sono sempre sul marciapiede
|
| Hiç kamerasız bir sokakta
| In una strada senza telecamere
|
| Sarılsam sana bir kere daha
| Se ti abbraccio ancora una volta
|
| Sabah uyandım ve tüm şişeler boş
| Mi sono svegliato la mattina e tutte le bottiglie sono vuote
|
| Üstünden geçtiğim bir kaç sarhoş
| Alcuni ubriachi che ho passato
|
| Evin içinden daha çok karışık kafa
| Più confuso dall'interno della casa
|
| Toparlamak için dağıtmam gerekli ya da | Ho bisogno di distribuire per raccogliere o |