| Güneylere inmeden önce bi’kaç saat
| poche ore prima di scendere a sud
|
| Yapraklarını dökmeye çok hevesli bir ağaç
| Un albero desideroso di perdere le foglie
|
| Gibi ağladın, hazır değilsin yaza
| Hai pianto come se non fossi pronto per l'estate
|
| Sen yalan söyledin bana
| Mi hai mentito
|
| Düğümlerini çözemedim diye çok üzüldüm
| Mi dispiace tanto di non aver potuto sciogliere i nodi
|
| Sen de bunu görüp yatağa gömüldün
| L'hai visto anche tu e ti sei seppellito nel letto.
|
| Belki ben yanlış anladım ama
| Forse ho capito male ma
|
| Sen yalan söyledin bana
| Mi hai mentito
|
| Kuşlar uçar günler koşar yaz geçer bir şekilde
| Gli uccelli volano, i giorni corrono, l'estate passa
|
| Çok su içip az konuşan güzel kız gibi şehirde
| In città come una bella ragazza che beve molta acqua e parla poco
|
| Az gişe yapmış, o güzel filmde
| Piccolo botteghino, in quel bel film
|
| Yan rolleri hep yıktın bana
| Hai sempre distrutto i ruoli secondari per me
|
| Maç bitmeye yakınken sahaya inen holigan
| Il teppista che è atterrato in campo quando la partita stava per concludersi
|
| Gibi az şey bilip çok şey hisseden bir insan
| Una persona che sa poco e sente molto
|
| Olarak çok yanlış yaklaştım sana
| Mi sono avvicinato così male a te
|
| Ama sen çok yalan söyledin bana
| Ma mi hai mentito così tanto
|
| Kuşlar uçar günler koşar yaz geçer bir şekilde
| Gli uccelli volano, i giorni corrono, l'estate passa
|
| Çok su içip az konuşan güzel kız gibi şehirde
| In città come una bella ragazza che beve molta acqua e parla poco
|
| Az gişe yapmış, o güzel filmde
| Piccolo botteghino, in quel bel film
|
| Yan rolleri hep yıktın bana | Hai sempre distrutto i ruoli secondari per me |