| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Doğru ya da yanlışın mı?
| Hai ragione o torto?
|
| Haklının mı? | Stai bene? |
| Haksızın mı?
| Stai bene?
|
| Yoksa yok sayılan halkının mı?
| O le tue persone ignorate?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Katilin mi? | Sei il tuo assassino? |
| Adilin mi?
| Sei giusto?
|
| Haklarını 1 kömüre feda eden halinin mi?
| Quello che ha sacrificato i suoi diritti per 1 carbone?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Tecavüzcü adinin mi?
| Il tuo nome da stupratore?
|
| Küçük bi' kızın hayatını yok sayan adaletin mi?
| La tua giustizia ignorando la vita di una ragazzina?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Taksim’in mi, Silivri’nin mi?
| Taksim o Silivri?
|
| Sözde adaleti savunan bi' kibirlinin mi?
| Un arrogante difensore della cosiddetta giustizia?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Yanlı medyanın mı?
| I media di parte?
|
| Hayrı şerle alevleyen gözü dönmüş insanın mı?
| Il pazzo che brucia il bene con il male?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Sivas’ın mı, Solingen’in mi?
| Sivas o Solingen?
|
| İnsanları sınıflandıran zihniyetin mi?
| È la tua mentalità che classifica le persone?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Yasanın mı, yargının mı?
| Giurisprudenza o magistratura?
|
| Bölünmesi istenilen topraklarının mı?
| Le terre che si vogliono dividere?
|
| Neyin farkındasın?
| Di cosa sei a conoscenza?
|
| Söyle neyin farkındasın?!
| Dimmi cosa sai?!
|
| Fikirlerin hiçbi' zaman seni kandırmasın!
| Non lasciarti mai ingannare dalle tue idee!
|
| Bulanık her şey niye, düşünmez insan?
| Perché è tutto sfocato, una persona che non pensa?
|
| Günü kurtar yeter özgürlük her hesap da bi' zindan
| Salva il giorno, basta la libertà, ogni account è un dungeon
|
| Farkındayım
| Sono consapevole
|
| Mahvedilen doğal güzelliklerin
| bellezza naturale rovinata
|
| Katledilen canlıların küçük yavrucakların
| Piccoli cuccioli delle creature uccise
|
| Farkındayım
| Sono consapevole
|
| Çıkar sağlayanların
| Beneficiari
|
| Annenin, babanın, evladın arkasından ağlayanların
| Quelli che piangono per tua madre, tuo padre, tuo figlio
|
| Farkındayım
| Sono consapevole
|
| Sanatı yok sayanların
| coloro che ignorano l'art
|
| Eğitimi kısıtlayanların
| Coloro che limitano l'istruzione
|
| Düşünceyi sınırlayanların
| coloro che limitano il pensiero
|
| Farkındayım
| Sono consapevole
|
| Demir parmaklıklar arasında suçsuz yere hüküm giyen fikri hür insanların
| Persone intellettuali libere che sono innocentemente condannate tra le sbarre
|
| Neyin farkındasın? | Di cosa sei a conoscenza? |
| Görmemezlikten gelme!
| Non ignorarlo!
|
| Gelecek çok uzakta böyle devam ederse
| Il futuro è così lontano se continua così
|
| Hey aç gözlü; | Ehi avido; |
| aç gözünü, biraz düşün!
| apri gli occhi, pensa un po'!
|
| Giden sen olsaydın izlediğin toplu cenazelerde
| Se sei andato tu, ai funerali di massa hai assistito
|
| Senin farkındayım farkedilmesem de
| Sono consapevole di te anche se non mi sono fatto notare
|
| Anlaşılmasam da anlatılmasam da senin farkındayım
| Anche se non sono compreso o detto, sono consapevole di te
|
| Bi' şeyin bilincinde olup göz yumanlar
| Coloro che sono consapevoli di qualcosa e chiudono un occhio
|
| Sözüm size: İnsanları aydınlatın!
| La mia parola per te: illumina le persone!
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genius Turchia |