| Tarifi imkânsız acılar içindeyim
| Provo un dolore indescrivibile
|
| Gurbette akşam oldu yine, rüzgâr peşindeyim
| È di nuovo sera all'estero, inseguo il vento
|
| Yurdumdan uzak, yağmurlar içindeyim
| Lontano dalla mia patria, sono sotto la pioggia
|
| Akşam oldu, sürgün susuyor
| È sera, l'esilio tace
|
| Dönecekler bir gün
| Torneranno un giorno
|
| Alkırlara, bozkırlara güneşi sunacaklar
| Offriranno il sole alle praterie e alle steppe
|
| Yanacaklar, yanacaklar ama
| Bruceranno, bruceranno ma
|
| Bir daha yalnız kalmayacaklar
| Non saranno mai più soli
|
| İki gözüm kör olsun
| Acceca i miei due occhi
|
| Tarifi imkânsız sancılar içindeyim
| Provo un dolore indescrivibile
|
| Gurbette akşam oldu yine, rüzgâr peşindeyim
| È di nuovo sera all'estero, inseguo il vento
|
| Yurdumdan uzak, yangınlar içindeyim
| Lontano dalla mia patria, sto andando a fuoco
|
| Akşam oldu, sürgün ağlıyor
| È sera, l'esule piange
|
| Dönecekler bir gün
| Torneranno un giorno
|
| Alkırlara, bozkırlara güneşi sunacaklar
| Offriranno il sole alle praterie e alle steppe
|
| Yanacaklar, yanacaklar ama
| Bruceranno, bruceranno ma
|
| Bir daha yalnız kalmayacaklar
| Non saranno mai più soli
|
| İki gözüm kör olsun | Acceca i miei due occhi |