| Mermi icat oldu mertim bozuldu
| Bullet è stato inventato, il mio merito è rotto
|
| Ve merhumlar evin duvarında meçhul gazi, mayın, şehit taburu
| E sul muro della casa del defunto, il veterano sconosciuto, il mio battaglione martire
|
| Mayısta kan yağmuru
| pioggia di sangue a maggio
|
| Düşman uyku mahmuru
| Sonnolento nemico
|
| Dünya kin mağduru
| Il rancore del mondo
|
| Solumda katliam, nerede sağ duyu?
| Carnage alla mia sinistra, dov'è il buon senso?
|
| Mevzileri nöbet alan fevziler feyz alamadan fethettiler ahireti
| Fevzis, le cui posizioni erano di guardia, conquistò l'aldilà senza essere illuminato.
|
| Mektupları kayıp
| Le sue lettere sono scomparse
|
| Cinayet ayıp ve kültürler bombalandı
| L'omicidio è vergogna e le culture bombardate
|
| Kimse sallamadı Bağdat ateş aldığında kalbim vurgun yedi
| Nessuno ha scosso il mio cuore quando Baghdad ha preso fuoco
|
| Güneş doğudan battı
| il sole tramonta ad est
|
| Mumlarınızı yakın, yorgun düştü uçaklar
| Accendete le vostre candele, aerei stanchi
|
| Tebessüm etti tüm sanıklar
| Tutti gli accusati sorrisero
|
| Tankları tanımlar tanıklar, yanıklarla dolu topraklar
| Testimoni descrivono carri armati, terre piene di ustioni
|
| Karamparça bulutlar ve savaş!
| Nubi infrante e guerra!
|
| Yavaş ölüm kaderinin hız kaynağı, telaş pazarı, can kumarı, çıkar savaşları
| La lenta morte è la fonte della velocità del destino, il mercato della fretta, il gioco della vita, le guerre di interessi
|
| B52'ler yarıda kesti pişen aşları ve dünya kan deryası
| B52 ha interrotto la cottura della zuppa e il sangue del mondo
|
| Geleceğin bedeli pahalı, duygular yamalı
| Il futuro è costoso, le emozioni sono irregolari
|
| Suçu gelin etseler de kimse güvey girmeyecek
| Anche se la sposa è colpevole, nessuno entrerà nello sposo.
|
| Bilirim bu tarih değişecek ve tekerrüre dayalı imha tarihçesi
| So che questa data cambierà e la storia della distruzione basata sulla ripetizione
|
| Kurak sevgi bahçesi suya hasret
| L'arido giardino dell'amore anela all'acqua
|
| Topalla gezen aksamak öğrenir
| Lo zoppicare impara a zoppicare
|
| Abanın kadri yağmurda bilinir ve
| La dimensione dell'aba è nota sotto la pioggia e
|
| Hatıra silinir
| La memoria viene cancellata
|
| Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz
| Non c'è divisione come la madre, non c'è terra come Baghdad
|
| Ama Bağdat bombalanır
| Ma Baghdad è bombardata
|
| (Sagopa K. Kuvvet Mira)
| (Sagopa K. Force Mira)
|
| Topalla gezen aksamak öğrenir
| Lo zoppicare impara a zoppicare
|
| Abanın kadri yağmurda bilinir ve
| La dimensione dell'aba è nota sotto la pioggia e
|
| Hatıra silinir
| La memoria viene cancellata
|
| Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz
| Non c'è divisione come la madre, non c'è terra come Baghdad
|
| Ama Bağdat bombalanır
| Ma Baghdad è bombardata
|
| (Sagopa K. Kuvvet Mira)
| (Sagopa K. Force Mira)
|
| Kazanılan her madalyon, mayın tarlasındaki piyon askeri
| Ogni moneta vinta è un soldato su un pedone in un campo minato.
|
| Reyona bir şampiyon sıfatıyla koydu bir galon gurşun
| Un gallone di guru messo in navata come un campione
|
| Huşu derbeder
| Il timore reverenziale si infrange
|
| Turşu geçmişler ve savaşta gazi bebekler
| Passate in salamoia e bambini veterani di guerra
|
| Tekler kalbimin atışı
| Battito cardiaco da single
|
| Ve ekler gün batımından şafağa doğru süre gelen kanlı iklimler psikolojisi
| E aggiunge la psicologia dei climi sanguinolenti dal tramonto all'alba.
|
| Kaybolan bitkisel yaşamlar, ideolojisi kuyularda saklı taş bakan Kanayan
| Vite vegetative scomparse, pietre sanguinanti la cui ideologia è nascosta nei pozzi
|
| yaraların orta doğusundan güneş battı
| il sole tramontava dal medio oriente delle ferite
|
| Ve bu şarkının 3 leşi olmalı
| E questa canzone deve avere 3 carcasse
|
| Birleşmiş o milletler sorgulamalı
| Le Nazioni Unite dovrebbero interrogarsi
|
| Bir leşmiş Amerika yılanları çıngıraklı
| serpente a sonagli dei serpenti dell'america unita
|
| Amacında yalanları ve kitle imha dolarları
| Bugie e dollari di distruzione di massa apposta
|
| 24 beat’te tenha Hiphopları
| Hiphops appartato in 24 battiti
|
| Kinimin Rap’le yansıyan oluşumları kanunları kelepçelemeli ve elemeli
| Le formazioni di Kinimin che si riflettono nel Rap dovrebbero bloccare ed eliminare le leggi
|
| Eli zaferi simge edeni ve eylemini barışa saklayan her bireyi
| Ogni individuo la cui mano simboleggia la vittoria e la cui azione è riservata alla pace
|
| Topalla gezen aksamak öğrenir
| Lo zoppicare impara a zoppicare
|
| Abanın kadri yağmurda bilinir ve
| La dimensione dell'aba è nota sotto la pioggia e
|
| Hatıra silinir
| La memoria viene cancellata
|
| Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz
| Non c'è divisione come la madre, non c'è terra come Baghdad
|
| Ama Bağdat bombalanır
| Ma Baghdad è bombardata
|
| (Sagopa K. Kuvvet Mira)
| (Sagopa K. Force Mira)
|
| Topalla gezen aksamak öğrenir
| Lo zoppicare impara a zoppicare
|
| Abanın kadri yağmurda bilinir ve
| La dimensione dell'aba è nota sotto la pioggia e
|
| Hatıra silinir
| La memoria viene cancellata
|
| Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz
| Non c'è divisione come la madre, non c'è terra come Baghdad
|
| Ama Bağdat bombalanır
| Ma Baghdad è bombardata
|
| (Sagopa K. Kuvvet Mira)
| (Sagopa K. Force Mira)
|
| «Hey hadi, hadi söyle, hadi söyle!
| “Ehi, forza, dillo, dillo!
|
| Kimin yaşayacağına kim karar veriyor?
| Chi decide chi vive?
|
| Kimin öleceğine kim karar veriyor?
| Chi decide chi muore?
|
| Bu savaş anlamsız
| Questa guerra non ha senso
|
| Bana bakın bur’da duruyorum ve üstüme tek bir kurşun bile gelmiyor.
| Guardami, sono qui in piedi e non un solo proiettile può colpirmi.
|
| Bir tane bile gelmedi neden?
| Perché uno non è venuto?
|
| Peki neden hepsinin ölmesi gerekiyor?
| Allora perché devono morire tutti?
|
| Bur’da durabiliyorum görüyorsunuz | Posso fermarmi qui, vedete |